Hava Durumu

#Ey

Kapsül Haber Ajansı - Ey haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ey haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sigorta şirketleri, inovatif hizmetlere ve güvenliğe yatırım yaparak büyüyebilir Haber

Sigorta şirketleri, inovatif hizmetlere ve güvenliğe yatırım yaparak büyüyebilir

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, strateji, kurumsal finansman ve vergi hizmetleri şirketi EY; güvenlik açıklarının olduğu her alanın, sigorta şirketlerinin amacına uygun bir şekilde yenilik yapabilmesi ve büyüyebilmesi için önemli sorumluluklar getirdiğini ortaya koyan Küresel Sigorta Görünümü 2025 raporunu yayımladı. Rapor; sigorta şirketlerini etkileyen değişen küresel dinamikler karşısında inovasyona dayalı bir büyüme sağlanması gerektiğini gösteriyor.  Rapora göre, küresel çapta siber saldırılardan kaynaklanan kayıpların %99'unun ve doğal afetlerden kaynaklanan kayıpların ise %60'ının sigortasız olduğu, siber riskler ve iklim tehditlerine karşı korumadaki eksikliklerin yanı sıra, emeklilik birikimlerindeki açıklar da sigorta sektörüne önemli sorumluluklar yüklüyor. Bununla birlikte; sigorta şirketlerinin iş modellerini, tamamen modern teknolojiyle ve daha zengin verilerle donatması da kritik bir adım olarak görülüyor. Ancak sigorta şirketleri büyüme stratejilerinde yeni ürün geliştirmeye, birleşme ve satın almalara veya coğrafi genişlemeye öncelik verse de EY Küresel Sigorta Görünümü 2025 raporu, bazı temel aksiyonların büyüme yolunu açabileceğini ortaya koyuyor. Amaca yönelik yeni ürünler tasarlamak  EY raporu, emeklilik birikimleri ve iklim alanlarındaki güvenlik konularının daha çok gündeme gelebileceğini gösteriyor. Buna ek olarak, yaşam süresinin uzaması ve yaşlanan nüfuslar nedeniyle, gelir getiren ürünlere daha fazla ihtiyaç duyuluyor. Sigorta şirketlerinin de bu sayede müşterileri finansal güvenliğe teşvik etmesi mümkün gözüküyor. Diğer yandan emeklilik yaşına ulaşan Baby Boomers kuşağının, finansal emlak planlama hizmetlerine ve sağlık programlarıyla zenginleştirilmiş hayat ve sağlık sigortasına olan talebinin artması bekleniyor. Sigorta şirketleri, bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak stratejilerini bu yönde şekillendirebilir ve değer sağlayabilir.  Yüksek potansiyelli müşterilere kişiselleştirilmiş teklifler Kullanıma dayalı ürünler, modüler eklenti özellikleri ve özel fiyatlandırma; müşteri sadakatini ve katılımını destekleyebilir. Yapay zekâ (AI) araçları ise daha doğru fiyatlandırma ve daha hızlı taahhüt süreçleri için yardımcı olabilir. Ayrıca, isteğe bağlı oluşturulan sigorta kapsamları ve gerçek zamanlı risk önlemleri, kişiselleştirme stratejisine değer katabilecek diğer yollar arasında yer alabilir. Aynı zamanda, yapay zekâ ve gelişmiş analizler de müşteriye yönelik ürün paketleri ve teklifler için yüksek potansiyele sahip müşterileri hedefleyebilir. Farklı segmentlere uygun ürünler  Sigorta şirketleri, yalın ve otomatikleştirilmiş bir işletme ortamı sayesinde düşük marjlı ürünleri, iş ortakları ve diğer kanallar aracılığıyla yeni segmentlere göre ölçeklendirebilir. Çünkü gerçekleşen olaylar karşısında ödeme yapan poliçeler olarak bilinen parametrik sigorta, sigorta şirketlerinin yeni müşterilere sunabileceği cazip ürün türlerini genişletebiliyor ve küresel parametrik sigorta piyasasının 2031 yılına kadar 29,3 milyar ABD dolarına ulaşması bekleniyor. Parametrik çözümler çoğunlukla doğal afetler karşısında koruyan bir ürün olarak ilgi görüyor ancak ticari kesintilere, tedarik zinciri kesintilerine ve siber saldırılara karşı da uygulanabiliyor. Sektörel regülasyonlarla inovasyona giden yol   Avrupa'da giderek daha sıkı kuralların oluşması, ABD'de ise daha hafif bir denetim uygulanması dengesiz bir rekabet alanı oluşturabilir. Bu nedenle sigorta şirketlerinin %61'i, önümüzdeki yıl değişen mevzuat gerekliliklerinin en önemli operasyonel zorluk olacağını belirtiyor. Ancak, bu düzenlemelerin fırsat olarak değerlendirilmesiyle yenilikçi çözümler ortaya çıkabilir.  Kapsamlı ve entegre veri stratejileri Dijital çağda kapsamlı bir veri stratejisine sahip olmak, işletmelere birçok yönden katkı sağlıyor ve inovasyon için hayati önem taşıyor. Ayrıca, stratejik planlama gibi tüm üst düzey yönetim kararları daha zengin veri setlerini yansıtacak şekilde yeniden tasarlanabilir. Sigorta şirketleri de yapay zekânın ve diğer gelişmiş teknolojilerin gücünden yararlanılabilmeli, geleceğe hazır ve esnek bir veri altyapısına sahip gerekli bileşenlere sahip olmalıdır. Ayrıca, kaliteyi sağlamak ve güven oluşturmak için tam otomatik süreçlerin yanı sıra sağlam yönetişim ve kontrol modelleri oluşturulabilir.  En potansiyel müşteriler, yeterli hizmet alamayanlar  EY raporu; daha uygun fiyatlı, erişilebilir, satın alınması ve değiştirilmesi daha kolay olan yeni ürünler geliştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Parametrik poliçeler, satın alım gücü düşük olan ve yeterli hizmet alamayan kesimler için değer yaratmanın yollarından biri olarak görülüyor. Müşterilerin istediklerini sunmak için stratejik düşünmek ve yaratıcı olmak gerekiyor çünkü bu müşteriler, sigorta şirketlerinin performanslarını sürdürmesi için büyük potansiyel sunuyor. EY Türkiye Finansal Hizmetler Sektör Lideri ve Vergi Bölümü Şirket Ortağı Levent Atakan raporla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2025 raporuna göre; hızla değişen günümüz dünyasında artan güvenlik açıklarının olduğu bir ortamda sigorta şirketlerine büyük sorumluluklar düşüyor. Aynı zamanda, bu zorluklar sigorta şirketlerinin amacına uygun bir şekilde yenilik yaparak sürdürülebilir hizmet sunabilmeleri için fırsat da sunuyor. Günümüzde küresel çaptaki dalgalanmalar ve belirsizlikler, sigortacılık sektörünü de etkilemeye devam ediyor. Ancak sigorta şirketlerinin, zor dönemlerde değer sağlamak için kritik bir göreve sahip olduğu gerçeği de var. Bu nedenle sigorta şirketlerinin, içinde bulunduğumuz çağa göre inovasyona yatırım yapmaları ve geleneksel çözümlerin yanı sıra yenilikçi çözümlere yönelmeleri gerekiyor. İletişimleri ve ürünleri kişiselleştirmek için yapay zekâ destekli teknolojiye ve daha güçlü veri yönetimi yeteneklerine yatırım yaparak sigorta şirketleri tüm paydaşlar için daha hızlı ve katma değerli hizmetler sunabilir.”

Şirketler Yapay Zeka Projelerini Yapmakta Zorlanıyor Haber

Şirketler Yapay Zeka Projelerini Yapmakta Zorlanıyor

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY, Türkiye’nin de dahil olduğu 26 ülke arasında 8 farklı sektörden 1.635 işletmenin katıldığı ve işletmelerin yenilikçi teknolojilere yönelik yaklaşımlarının ele alındığı Endüstrilerin Geleceği (Reimagining Industry Futures) Araştırması’nın 2025 versiyonunu yayımladı. EY araştırmasına göre; üretken yapay zekâ (GenAI), 5G ve uç bilişim (edge computing) gibi yenilikçi teknolojiler iş dünyasının geleceğini yeniden şekillendirirken; bunların uygulanması maliyet verimliliği, çeviklik ve inovasyon vaat ediyor. Ancak hızlı gelişen ve karmaşık olan bu ortam, işletmeler ile bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) tedarikçileri arasındaki ilişkilerin de değişmesine neden oluyor. Araştırmaya göre, gelişmekte olan teknolojilere yönelik kurumsal yatırım ivmesinin güçlü kalmaya devam ettiği görülüyor; üretken yapay zekâ (GenAI) alanında geçen yıl küresel çapta %43 olan yatırım oranının, bu yıl %47'ye çıkmasıyla işletmelerin neredeyse yarısının bu alana yatırım yaptığı gözlemleniyor. Anket katılımcılarının %43'ü ise nesnelerin interneti (IoT) alanına yatırım yaptığını belirtirken, %33'ü 5G teknolojisine yatırım yapıyor; bu, sırasıyla 2024'teki %39 ve %27'lik oranlarına göre artış trendini yansıtıyor. Ayrıca araştırma, bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) tedarikçilerinin, işletmelerin dijital dönüşümde başarılı olabilmesi için stratejilerini gözden geçirmeleri gerektiğine vurgu yapıyor. Aynı zamanda EY araştırması; günümüzde üst düzey yöneticilerin %49'unun, tedarikçi seçimi de dahil olmak üzere, gelişen teknolojilere kurumsal stratejilerinde yer verdiğini ortaya koyuyor. Teknoloji yatırımlarının karar süreçlerinde CEO'ların doğrudan görev aldığı işletmelerin %51'i GenAI'ye yatırım yaparken, CEO'ların bu süreçlerde daha az yer aldığı organizasyonlarda ise bu oranın %44 olduğu görülüyor. Şirketler, pilot teknoloji uygulamalarını canlıya almakta zorlanıyor Gelişmekte olan teknolojilere yönelik yatırımlarda küresel çaptaki artış eğilimine rağmen; araştırma, çok sayıda işletmenin hala sadece deneme aşamasında olduğunu ve bu gelişimin önündeki en büyük zorlukların mevcut sistemlerle entegrasyon (%48) ile bütçe kısıtlamaları (%46) olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, IoT'ye yapılan yatırımlar; her ne kadar yıldan yıla artsa da aktif IoT uygulamalarına sahip işletmelerin oranı düşüş gösteriyor ve bu oran 2024'te küresel çapta %19 iken, bu yıl %16'ya gerilemiş durumda. Uç bilişimin aktif uygulamaları da yıllık bazda %22 ile sabit kalırken, ankete katılan işletmelerin yalnızca %1'inin GenAI aktif uygulamalarına sahip olduğu görülüyor. Şirketler, tedarikçi seçimi konusunda karar almakta güçlük yaşıyor Şirketler, dijital dönüşüm yolculuklarında operasyonlarını en iyi şekilde destekleyebilecek ICT (bilgi ve iİletişim teknolojileri) tedarikçileri seçme konusunda kararlar almakta zorlanıyorlar. Araştırmaya göre, küresel çapta anket katılımcılarının %73'ü, değişen tedarikçi ekosistemini daha iyi anlamaları gerektiğini ifade ediyor. Bu durum, farklı teknoloji sağlayıcıları arasındaki iş birliklerinin giderek daha yaygın hale geldiğini yansıtıyor. Anket katılımcılarının %56'sı ise teknoloji tedarikçilerinin ek iş ortakları hakkında farkındalık eksikliği yaşadıklarını düşünüyor. Farklı kullanım ihtiyaçları, ICT sağlayıcılarını sektör odaklı stratejiler benimsemeye yönlendiriyor Tüm sektörler genelinde, sistem ve süreç optimizasyonu (%40) bir IoT uygulaması olarak ilk sırada gelirken; uzaktan çalışma, eğitim ve iş birliği (%38) 5G tabanlı bir IoT kullanım alanı olarak bunu takip ediyor. Ancak, araştırmaya göre tercih edilen 5G kullanım alanlarına dair sektörler arasında büyük farklılıklar bulunuyor. Örneğin; uzaktan iş birliği konusu, enerji ve finansal hizmetler sektörlerinde öncelikli olurken, kritik altyapı kontrolü otomotiv ve imalat sektörlerinde en üst sırada yer alıyor. Tüketici ve kamu sektörleri için öncelikli 5G kullanım alanı ise sistem optimizasyonu olarak öne çıkıyor. Bu durum, ICT sağlayıcılarının stratejilerini sektör merceğinden ele alması gerektiğine işaret ediyor. Şirketler, maliyet avantajının ötesinde kapsamlı çözümler sunan tedarikçileri tercih ediyor İşletmeler ICT sağlayıcıları için ideal tedarikçi özelliklerini tanımlarken, ölçülebilir iş çıktıları sağlama yeteneğinin (%33) ve güçlü bir iş ortağı ekosistemine erişim sağlama yeteneğinin (%33) ilk sıralarda yer aldığını belirtiyor. Bu özelliklerin, değer bazlı fiyatlandırmanın (yaklaşık %10) önünde yer alması, işletmelerin tedarikçileri değerlendirirken maliyet avantajının ötesine baktığına işaret ediyor. İşletmelerin dijital dönüşüm süreçlerinde çok çeşitli tedarikçi pazarının olduğu bir ortamda, müşterilere sundukları teklifleri güçlendirmek için ICT sağlayıcıları aşağıdaki 5 adımı atabilirler: Sunulan çözümlerin kalitesine odaklanarak firmanın önemli bir iş ortağı olarak konumlandırılması Daha geniş bir yelpazedeki kurumsal müşterilerle etkileşim kurulması Müşterilerin yeni iş modelleri ve teknoloji kombinasyonları hakkında bilgilendirilmesi Tekliflerde ölçeklenebilirlik, güvenlik ve sürdürülebilirlik konularına öncelik verilmesi Sektörlere ve ekosistem ortaklarına odaklanılması EY Türkiye Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji Sektör Lideri ve Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Emre Beşli, ilgili araştırmaya yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: "EY Endüstrilerin Geleceği Araştırması‘nın 2025 versiyonunda, işletmelerin dijital dönüşümlerini desteklemek için 5G'den yapay zekâya (AI) ve uç bilişime kadar bir dizi yenilikçi teknolojiyi benimsemesiyle birlikte belli bir aşamaya geldiği ele alınıyor. İşletmeler bu yenilikçi teknolojileri benimsemeye kararlı olsalar da yatırımlarından değer sağlama konusunda bazı zorluklarla karşılaşıyorlar. Temel sorunlar arasında, tedarikçilerin yeteneklerinin ve iş ortağı ekosistemlerinin değer zincirine nasıl entegre olabileceklerinin yeterince anlaşılmaması ve ilgili teknolojilerdeki en son yeniliklere ilişkin farkındalığın düşük olması yer alıyor. Bu durum, bilgi ve iletişim teknolojisi (ICT) tedarikçilerinin, araştırmada belirtilen beş temel adımı atarak “şirketlerin bütünsel iş ortakları” olarak kendilerini yeniden konumlandırmalarının önemine işaret ediyor. Bu yeniden konumlandırma sayesinde ICT tedarikçileri, dijital dönüşüm için yapılan yatırımların uzun vadeli değere dönüşmesi konusunda müşterilerine yardımcı olabilirler.” EY araştırmasının sonuçlarının açıklandığı ve aynı zamanda raporda ele alınan konuların paralelinde teknoloji dünyasındaki gelişmelerin nabzının tutulduğu Mobile World Congress (MWC) 2025’e katılan EY-Parthenon Türkiye Strateji Hizmetleri Lideri Kağan Karamanoğlu ise kongreden gözlemlerini şöyle paylaştı:  “Her yıl dünya genelinden binlerce ziyaretçiyi bir araya getiren, mobil iletişim sektörünün önemli kongrelerinden biri olan MWC, bu sene de iletişim operatörlerinden mobil cihaz üreticilerine, teknoloji sağlayıcılarından endüstri liderlerine kadar sektörün önde gelen temsilcilerini ağırladı ve yenilikçi teknolojilere ev sahipliği yaptı. Kongrede, dünyanın en büyük girişimleri ve teknoloji devi şirketler, yapay zekâ teknolojisi başta olmak üzere en son yenilikleri tanıttı. Yenilikçi teknolojilerin yanı sıra geleceğin teknoloji trendleri de ele alındı. Aynı zamanda, üretken yapay zekâ (GenAI), 5G ve uç bilişim gibi teknolojilerin iş dünyasının geleceğini nasıl şekillendireceğine dair önemli veriler paylaşıldı. EY olarak, MWC’de yer alarak, sektör paydaşlarıyla bir araya gelmekten mutluluk duyduk.”

EY-Parthenon Türkiye'de Üst Düzey Atama Haber

EY-Parthenon Türkiye'de Üst Düzey Atama

Dünya genelinde sektöründe öncü firmalara strateji danışmanlığı hizmetleri sunan EY-Parthenon’un Türkiye’deki organizasyonuna Kağan Karamanoğlu Strateji Hizmetlerinden Sorumlu Şirket Ortağı olarak katıldı. Kağan Karamanoğlu şirketlere kurumsal strateji, büyüme stratejisi, satın alma stratejisi, pazara giriş stratejisi ve yeniden yapılandırma stratejisi gibi birçok alanda profesyonel hizmetler sunan EYP Türkiye bünyesinde göreve başladı.  1999 yılında University of Kent-Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Karamanoğlu, 2000 yılında London School of Economics'te yüksek lisans eğitimini tamamladı. Kariyerine uluslararası bir danışmanlık şirketinde başladıktan sonra 10 yıl boyunca Avrupa, Avrasya, Amerika ve Türkiye'deki firmaların strateji ve dönüşüm projelerinde önemli görevler üstlendi. 2010-2018 yılları arasında ise Telekom sektöründe öncü bir firmada strateji, ürün geliştirme ve iş geliştirme alanlarında liderlik pozisyonunda birçok önemli çalışmaya imza attı. Bu süreçte, yönetim ekibinin bir parçası olarak uluslararası tüketici operasyonlarının kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yürütülmesine ve geliştirilmesine katkıda bulundu. Yeni görevine başlamadan önce ise 2018-2024 yılları arasında uluslararası bir danışmanlık firmasında Strateji Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı olarak görev alan Kağan Karamanoğlu, EYP Türkiye’nin Strateji Lideri olarak farklı sektörlerdeki şirketlere kurumsal strateji, büyüme stratejisi, pazara giriş stratejisi gibi alanlarda danışmanlık sunacak. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.